MİDİLLİ ADASI( Λέσβος 'Lésvos') - YUNAN ADALARI 1. GÜN


Gezimizin ilk gününde saat 11.30da Alsancak Limanında olacak şekilde evden ayrıldık. Gümrük işlemleri, pasaport kontrolleri ve valiz tesliminden sonra gemiye ayak basabildik. Tüm yolcuları öncelikle tanışmak, gemi yaşamı hakkında bilgilendirmek ve düzenleyecekleri kara turlarını tanıtmak adına toplantı salonuna davet ettiler. Tabi bundan önce gemiye girer girmez pasaportlarımıza el konuldu. Çokta akıllıca bir işlem bizim gibi pasaportunu kaybetme potansiyeli yüksek insanlar için iyi bir çözüm olmuş. Size bir kart veriyorlar pasaportları aldıktan sonra bu kart size birçok hizmetin kapısını açıyor. Odanıza bu kartla giriş yapıyorsunuz gemiyi terk ederken ya da gemiye tekrar bindiğinizde sayım yapmak için bu kartı okutuyorlar. Kadeh ile sunulan içecekleri bu kart olmadan alamıyorsunuz. Gemiden ayrıldığınızda size pasaport ve vize sorarlarsa bu kartı göstermeniz yeterli oluyor. Ayrıca bu kartı kaybederseniz de sıkıntı değil yine resepsiyona gidip oda numaranızı söylerseniz kaybettiğiniz kartın yerine yenisini veriyorlar.

Düzenlenen kara turlarına karşı daha önce bloglarda okuduğumuz yazılardan dolayı ön yargılıydık bu nedenle katılıp katılmamak konusunda kararsız kalsak da yapılan anonslarla turların dolduğunu duyduktan sonra kendimizde rahatça gezebileceğimize karar verip daha önce yaptığım nereler gezilmeli araştırmasına da güvenerek kararımız netleşmek durumunda kaldı. Yoksa daha sonra size detaylıca fiyatlarını anlatacağım geziye iki kişi 208 Euro vermemiz gerekecekti. Bu fiyata hiçbir yeme içme plaj şezlong dâhil değil sadece gidilecek yerlere ulaşım sağlıyorlar.

Gemide yaşamı bize tanıttıktan sonra birde herkesin katılması zorunlu olan bir tatbikat düzenlendi. Herkesin can yeleklerini alıp belirtilen bölgeye gelmesi istendi. Herhangi bir acil durumda bu şekilde toplanacakmışız. Sıcakta hepimize çok gereksiz geldi tatbikat olayı nede olsa Türk milleti her koşulda birbirini ezer böyle bir durumda buna adım gibi eminim.

Midilliye varışımız akşamüstü saat 7 gibi olacağından açık büfe öğle yemeğimizi yedik. Gemiyi tanımak amaçlı katları gezdik. 7 kattan oluşuyordu gemi. 2.kat gemiye giriş çıkış için kullanılıyor, 3. Kat bizim kaldığımız kattı,4. Kat komple odalarla doluydu ve sanırım spor salonu bu katta yer alıyordu. 5. Katta bir yemek salonu(ala cart), resepsiyon, Spa salonu, toplantı salonu yer alıyordu. 6. Katta ise yine yemek salonu(açık büfe), Piyano bar, Casino, Disko yer alıyordu. Aynı zamanda terasa ve havuzlu terasa bu kattan çıkılıyordu.

Yemeğimizi yedikten sonra Piyano Barda içkilerimizi yudumlarken şans eseri Urla da imza gününe katılarak aldığımız Ayşe Kulin in yazdığı ve adımıza imzaladığı kitaplarımızı okuduk. Çok keyifliydi. İnsana işte hayat bu dedirten bir andı J



Akşam yemek saati olup tekrar yemek servisi açılınca bir şeyler atıştırıp gemi kıyıya yanaşınca dışarı çıktık. Amacımız Yunan tavernalarında deniz mahsulleri tatmaktı. O nedenle karnımızı tıka basa doyurmadık.



Önce limana yakın yürüme mesafesinde ki yerleri gezdik çok fazla turistik olmayan orta bütçeli ama şirin bir yerdi Midilli. Alsancak Kordon misali sıralı dükkânlar ve daha sonra kıyıya paralel tavernalar. Daha iç sokaklarda güzel evler ve bir kaç kilise gördük. Ters bir saatte indiğimiz için midir bilinmez baya sakin geldi burası bana.


Hava kararınca da kıyıda bir tavernaya oturduk. Gemiden inen turistler sayesinde Türk sayısı biraz fazlaydı. Biraz Yunanca biraz Türkçe ezgilerle uzolarımızı yudumlayıp karides ve kalamarın tadına baktık. Yanına da Greek Salad yani Yunan salatası. Biraz kolaycı bir salata bu doğranmış domates salatalık üzerine yıkanmış rokalar ve bir büyük dilim beyaz peynir, buyrun size Greek Salad. Karidese sözüm yok çok lezzetliydi ama Fresh (taze) diye satılan kalamara notum 10 üzerinde 3 oda komşumuzun hatırına. Nerede ege kıyılarını bebek kalamarı.







Gemiye biniş saati gelip çattığında bu güzel adaya veda ettik. Geminin terasında biraz vakit geçirdikten sonra yorgunluğa yenik düşüp odamıza çekilip uyuduk. Midilli’den gece yarısı gemi ayrıldı ve Mykonos’a doğru yola çıktı. Genelde bu geziyle ilgili bana hep gemi çok sarstı mı sorusu oldu. Benim beklediğimden çok az hissettirdi. Yani çok nadir, arada küçük sarsıntılar yaşadık, hatta uykuda unutup deprem olduğunu zannedebileceğiniz cinsten sarsıntılardı bunlar onun dışında rahatsız edecek bir durum olmadı gayet lüks bir otel içindeymiş gibiydik. Çünkü bir otel içinde ihtiyacınız olabilecek her şey mevcut gemide. Doktor muayenesi için ekstra ücret isteseler bile bundan faydalanmak mümkün. Yada spor yapmak isterseniz spor salonu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...