Kuzey Egeye Yolculuk (SARIMSAKLI - AYVALIK)

1 Eylül 2012, Cumartesi

Balayından sonraki çıkacağımız ilk yıllık iznimizi  nasıl değerlendirsek diye düşünüyoruz. Yurt dışı mı olsun yurt içi mi derken herkes güneye doğru iner biz kuzeylere doğru çıkıyoruz. Ege kıyılarının güzelliklerini yaşayalım istiyoruz.


Öğle saatlerine doğru Sarımsaklıdayız yani Ayvalıkta. Çantalarımızı otele bırakıyoruz ve yolun vermiş olduğu açlıkla kendimizi bir kafede buluyoruz. Öğle saatleri olduğu için yoğunluk yok sakin sakin yiyoruz yemeklerimizi. Önce Ayvalığa has zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş salatamız geliyor.Daha sonrada ızgarada pişmiş tavuklarımız, kekikle süslüyoruz lezzeti harika hafif sulu kalmış et ağızda dağılan tadı ile bize güzelce hoş geldin diyor Ayvalık.









Yemekten sonra kendimizi serinlemek için plaja atıyoruz.7 km uzunluğunda ve 100 m enindeki bu plaj uzun kumsalı ve temiz denizi ile tanınmakta. Burada plajlar halka açık ve ücretsiz.


 Plajın uzun oluşu bizim için avantaj sağlıyor akşamları plaj boyunca bir gidip bir geliyoruz yürüyüş yapıyoruz. Akşamda cıvıl cıvıl insanlar tıpkı bizim gibi bir yukarı bir aşağı sahil boyu yürüyorlar.




2 Eylül 2012, Pazar

Ayvalıkta ki ikinci günümüzde yat turuna katılıyoruz. Sarımsaklıda yapılmazsa olmazlardan bir aktivite yat turu. Bir sürü küçük adacık mevcut. Molalar veriyoruz yüzmek için deniz gerçekten çok berrak tertemiz biraz soğuk ama ne de olsa kuzeylere doğru ilerliyoruz suyun soğuk olması gayet doğal.







Yat turunda öğle yemeği onların ikramı. Sınırsız 'Papalina' ve salata. 'Papalina' buraya özgü bir balık ama size diyebilirim ki enfes bir lezzet. Balıklar yat turundan bir kaç saat önce ellerine geçiyormuş tazeliğini siz düşünün. Zaten balıkları pişiren kişide gerçekten işin ehliymiş yedikçe yiyesimiz geliyor. Balıklar servis edilmeden önce küçük bir yeme talimatı alıyoruz. Tabi bu işin şakası, bizlere 'Bu balık işte böyle yenir' diyerek küçük bir show yapıyor teknede görevli arkadaş. İster istemez insan merak ediyor bu balıkların lezzetini.



Arada sürekli gezip soruyorlar. Doymadan inmek yok teknemizden diyorlar. İsteyene ilave yapıyorlar. Teknede denizin üzerinde insanın iştahı daha bir açılıyor balıklarda lezzetli olunca yiyiyoruz 2. tabak, 3. tabak,... :)


Ayvalıkta ki lezzetlerimiz son bulmuyor küçük bir tekne yanaşıyor içinde bulunduğumuz yata. Kavun içi dondurma diye satılıyor dondurmalar. Kavun lezzetli dondurmada sakızlı olunca lezzetten dört köşe oluyoruz.


Tur programında küçük adalara bir de Cunda adası dahilmiş orada öğreniyoruz. Cunda'ya uğruyor tur 1 saat geziyoruz burada ada da lokma ve dondurma meşhur. Bizde birer küllah alıyoruz bugün dondurmaya doyuyoruz resmen.





Akşam üstü otelimize dönüyoruz tekrar.Tatillerde açık büfe olayı çok cezbedici gelmez bize ama gündüz çok yemek tüketince akşam hafif birşeyler yeme ümidiyle otelde yemek yemeyi tercih ediyoruz. Merakımıza yenik düşüp yine biraz abartıyoruz yemek işini :).


Yemekten sonra soluğu Ayvalığın merkezinde alıyoruz. Gelmişken gezmek gerek merkezi görmeden olmaz.
Burada da büyük büyük yat tekneleri var. Her zaman ki gibi Mehmet'in hemen ilgisini çekiyor. Fotoğraf çekiliyor önünde onların.


Denize nazır bir cafeye oturuyoruz. Kahvesiz gün sonlanmamalı, ayrı bir keyiftir kahve bizim için her ne kadar ben çok sık içince midem bana tepki gösterse de yine de keyif sürmeyi seviyorum hele karşımda eşim varsa iki lafında belini kırıyorsak karşılıklı bundan büyük huzur yok.



Güzel bir şekilde sunuluyor kahvelerimiz. Sunum güzel manzara güzel buna hoş sohbette ekleniyor. Keyfimiz katlandıkça katlanıyor.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...