Kuzey Egeye Yolculuk (CUNDA )


3 Eylül 2012, Pazartesi

Yat turuyla Cunda'ya gitmiştik fakat Cunda için yetersiz geliyor bu zaman. Ayvalıkta ki bu 3. günümüzde vaktimizi Cunda da geçirme fikrindeyiz tüm gün orada gezip dolaşacağız bugün ki planımız bu yönde. Aslında otelimizin yeride çok güzel denizi balkonumuzdan görmek mümkün sahil dibimizde ama amaçsızca Cundayı gezmek çok daha cezbedici.


Cunda Sarımsaklıya yakın bir mesafede kısa sürede varıyoruz oraya. Mavi beyaz küçük bir yerleşim yeri burası tüm adalar gibi sevimli yaşanılası bir yer.


Adanın en meşhur mekanlarından biri Taş Kahvedeyiz. Tarihi yapılar hep korunmuş bu şekilde. Bu tarz yerlere bayılıyorum. Yüksek tavanlar, büyük işlemeli camlar, eski tip ahşap masa sandalyeler. Meşhur Ayvalık tostlarından söylüyoruz hem hafif hem lezzetli hem ekonomik bir öğle yemeği yiyip gezmeye devam ediyoruz.







Sokaklar taşlarla döşeli evler harika. Şehrin o gürültülü beton yığınından kaçıp yerleşesi geliyor insanın buralara. Tüm evler güzel hepsinin önünde fotoğraf çekilsem az gelir. Hep farklı ama bir o kadarda sıcak evler bunlar.








Evlere hayran kalarak yukarıya doğru tırmanıyoruz. Bu taşlı yollar bizi en tepede yer alan Sevim ve Necdet Kent Kitaplığına götürüyor.


Burada çok güzel bir manzara hakim. Gökyüzüne çok yakın denize uzak ama alabildiğince mavi...


Ada da ada çayı içilir diyip manzarayı karşımıza alıp yudumluyoruz içeceklerimizi.



Manzaranın bize kattığı güzellikte bu fotoğrafta görülüyor nasılda mutlu ve huzurluyuz.


Denizin insanlara mutluluk verdiğine inanmışımdır hep. Ne zaman canım sıkılsa deniz kenarına atarım kendimi. Aynı etkinin Mehmet üzerinde de olduğunu farkettim bakın nasılda mutlu gülüyor.


Huzur...



Eski adıyla Agios Yannis Kilisesi olarak bilinen, Patrik Tedosios zamanında Fener Rum Patrikhanesi'ne bağlanmış kitaplık ve 17. asırda kilise hukuku hakkındaki yayınlar ile zenginleşmeye başlamış. 2007 yılında ise Koç Vakfı tarafından restore edilerek emekli büyük elçi ve eşine itaf edilmiş. Gerçekten çok nezih bir yer olmuş bu kitaplık. Kitaplık içerisinde bir anı defteri yer alıyor ben de emeklerinden dolayı Koç ailesine teşekkür yazısı yazıyorum. Tarihi değerlerimize imkanı olan herkesin destek olmasını diliyorum.








Yavaş yavaş aşağıya iniyoruz, yukarıda manzara güzel aşağıda daha da güzel. Evler çiçekler ve adanın meşhur kedileri :).




Ve günün bizim için en anlamlı anlarından biri. Deniz kenarında yer alan salaş restoranlardan birine oturulur, adada yapılacak en güzel olaylardan biri gerçekleştirilir. 'Rakı & Balık'.









Güzel tadlardan sonra tekrar yürüyoruz adada. Yolumuz yine Taş Kahveye düşüyor. Birde kahvesini tadıyoruz mekanın cıvıl cıvıl kalabalık insanlar geliyor gidiyor. Yaz gecelerini seviyorum.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...