MASAL ŞEHRİ PRAG

- Geçmişten Esintiler -

Geçmişten bir başka esinti daha Prag. Sevgili dostumuz canımız arkadaşımız Pınar o yıllarda Çek Cumhuriyetinde öğrenci. Kimseler gitmemiş ziyaretine uzun bir yolculuğu göze alıyoruz Prag yollarındayız. İşte Prag'a nasıl gittik neler gördük neler  yaşadık o günlerin izlenimleriyle.

MASAL ŞEHRİ PRAQUE

Hiçbir ülkeye gidiş bu kadar zor olmamıştı şimdiye kadar. 16 saat süren tren macerası ve bu sadece gidiş içindi dönüşte bir o kadar sürdü. Mülteci kampını andıran yataklı tren olayını da bu yolculuk sayesinde öğrendik. Interrail ile tren aktarımlarını kaçırmamak için saatlerce uykusuz kaldık. Ama mükemmel doğa manzaralarına tanık olduk hayran kaldık. Ta ki Çek Cumhuriyeti sınırlarına girinceye kadar. Ülke henüz savaştan çıkmış bir izlenim taşıyordu. Her yer yıkık dökük ve eski binalarla doluydu. Bunca yolu bu harabe için mi geldik diye dertlendik. Ama Praque anlatılanlara göre ve televizyondan gördüğümüz kadarıyla muhteşem bi şehir olmalıydı o nedenle sabretmeye karar verdik. Ama şansızlıktan mıdır yoksa yolun uzunluğunun verdiği rehavetten mi kameramız bozulduğu için bi çok güzel görüntüyü kaçırdık. Neyse ki sevgili arkadaşımız Pınar ve ev arkadaşı Pavliyi bulana kadar. Onları görünce tüm yorgunluğumuz geçti. Kendimizi onların sıcak ve sempatik konukseverliğine teslim ettik. Ve sayelerinden Çek Cumhuriyetinde 3 güzel gün geçirdik. Pavli ve Pinar :) Hradec Kralove denilen Pragtan bi kaç saat uzaklıkta ( sanırım 2 saat) bir yerde kalıyorlardı. Ve Çek Cumhuriyetinde ki ilk günümüzde dersleri olduğu için bize eşlik edemediler. İngilizce bilen sayısının yok denilecek kadar az olduğu bu şehirde ilk defa kaybolmayı başardık. Kime bişi sorsak bilmiyoruz anlamında kafalarını sallıyorlardı ve biz gülmekle ağlamak arasında bir duyguyla yolumuzu bulmaya çalışıyorduk. Kontörümüz bittiği için Pınarı da arayamıyorduk tam anlamıyla başımız dertteydi neyse ki bir telefon kulübesi bulup çok enteresandır yine telefon açamadık fakat mesaj atmayı başardık ve saolsun Pınar yardımımıza koştu. Eve vardığımızda Pavlinin hazırladığı yemek kokuları karşıladı bizi. Çok lezzetli yemekler yapmıştı bizim için stresli günün ardından çok rahatlatıcı geldi. Ertesi gün hep birlikte Prag'a gittik. Ve gerçekten gittiğimize değdiğini orada anladık. Bu kadar güzel bir mimari olamaz insan kendini bir masal şehrinde gibi hissediyor özellikle geceleri dünyanın en büyük Katedrallerinden biri olan Katedrale uzanan köprüde manzara harika ötesiydi.Zaman hızla geçiyordu bi kaç alışverişten sonra tren istasyonuna geldik. Pınar bizi göz yaşlarıyla uğurladı. Güzel anılarla veda ettik Prag'a.Pınar ve Pavliye hoş konukseverlikleri için çooook teşekkür ediyorum. Canlarım benim ikinizi de çok seviyorum. I love both of you Pınar(Tuna&Salad Princess) and Pavli(Chocolate Princess).


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...