Belçika'da Günlük Yaşam


- Geçmişten Esintiler -

Geçmişte neler yazdığımı okuyup tekrar o günlere gidiyorum 'Geçmişten Esintiler' serisi yazılarımın da en zevkli kısmı bu olsa gerek geçmişe yani anılara dalıp gitmemi sağlaması. Öğrencilik zorlu bir süreç olsa da insan ömrünün en güzel zamanları, yaşın ve ortamın sağladıkları unutulmaz zamanlar halini alıveriyor.  İşte Belçika da geçen öğrencilik günleri ve günlük yaşamda neler yaşadıklarımız o günün hisleri avantajıyla hemde :).

15 Nisan 2008, Salı

BELÇİKA'DA GÜNLÜK YAŞAM

Leuven de yaşam çok hızlı akıp geçiyor tabiki yaşamın büyük çoğunluğunu gezip tozmak alıyor gibi düşünülse de gerçekte böyle değil.

Hayatımızın en önemli kısmı okul.Uzay üssünü anımsatan okulumuzda anlayışlı hocalarımızla ders saatlerini paylaşıp kendimizi geliştirmek bu olayın en faydalı kısmı. Uzay üssü dedim bu konuyu açmak istiyorum. Sınıflara giriş için size verilen öğrenci kartlarını kullanıyorsunuz eğer evde unutmak gibi bi hataya düştüyseniz; ya derse giremezsiniz yada birinin gözünün içine kendinizi acındırarak bakmanız gerekecektir :D . Çok güneş görmeyen bi şehir olmasına rağmen ışıktan az etkilenmek için elektronik perdeler kullanılmış sınıflarda. Çıktı alabilmek için her katta fotokopi odaları var ve yine öğrenci kartınıza yüklediğini parayı kullanarak çıktı alabiliyorsunuz. Uzay üssü okuldan aklıma gelen teknolojik durumlar bunlar ama daha bi sürü var aklıma şuan için gelmeyen.

Alışverişte günlük yaşamımızın en büyük parçası, 6da kapanmasına rağmen çok fazla zaman harcadığımız kesin. Yani sırf Türk marketinde alışveriş yapabilmek için Brüksel'e giden bir grup genç daha nasıl nitelendirilebilir ki :D.
Birlikte yenilen kahvaltılar ve akşam yemekleri Leuvende unutulmazlar arasında. O sofrada Sidar ve Orhan olmasaydı nasıl gülebilirdik hiç bilmiyorum sağ olun gençler sayenizde soframız neşe doldu.Arada ziyaretimize gelen arkadaşlarıda unutmadık tabi Leuvendeki günlük yaşamın vazgeçilmezlerinden Inish ve Cristoffer :D.
İki adım uzağımızdaki Leuven'in en büyük botanik bahçeside unutulmaz tabiki. Pazar yürüyüşlerimiz diye lafa devam etmek isterdim fakat tek bir haftayla sınırlı kaldı:D Umarım devamı gelir.

Sürekli değişen hava koşullarıda Leuven'in enlerinden. Sabah güneşle uyanıp öğle saatlerine doğru yağmuru görebilir hatta hava biraz daha zorlama yaparsa kar bile yağabilir. O nedenle sakın sabah güneşine aldanmayın :D.

Veeee her hafta karar verilen ama üşendiğimiz için ertelemek zorunda kaldığımız çamaşırhane maceraları. Çok sıkıcı ve para sömüren bu görev günün en işe yaramaz saatinde planlanır ve en az 2 saat gözden çıkarılır. Ama sonuç mükemmel mis gibi kokan tertemiz çamaşırlar:D

Sadece çamaşırları temizlemek yetmiyor tabiki arada odalarıda temizlemek gerekiyor (sık olmasada). Şöyle baştan aşağıya elektrik süpürgesi ve yerlerin silinmesi biraz havalandırma ve yeniden kendine gelen odalar.

Bunca günlük koşturma ardından tabiki eğlenceye de zaman var. Uzun süren giyinme süslenmeden sonra hazırlanan kızlar gecelere akar hehehe. Dans , bin bir çeşit bira ve Türk Kebapçısında biten bir gece daha. Ve beraberinde aldığım 3-5 kilo. Ama o dönerin ve samurai sosun tadı hiç bişiye değişilmez. Tabiki hiç bi yerde bulamadığımız hem doyurucu hem ucuz menü ;).




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...