En Özel Yolculuğumuz (7.Gün)

12 Kasım 2011, Cumartesi

Artık turda son günlerimiz bitiyor olmasına üzülüyoruz çünkü döner dönmez işe geri döneceğiz. Bu yoğun balayı programı tadı doyulmaz anılarla hafızamıza kazınıyor adeta.

Toscana bölgesindeyiz. Bugün turun ilk saatlerinde 12. ve 13. yüzyılda rakip soylu aileler tarafından inşa edilen San Gimignano'da Cisterne Meydanı'nı ziyaret ediyoruz ve uygun fiyatlara şarap alışverişi imkanı buluyoruz.







Toscana da manzara harika çok sakin bir bölgedeyiz. Erken saatlerde geldiğimizden midir yoksa bölgenin özelliğinden midir bilinmez sokaklarda insan görmek neredeyse imkansız diye düşünürken bana doğru yürüyen bir rahibe görüyoruz. Geliyor yanaklarımı okşayıp dua ettiğini düşündüğümüz kelimeler söylüyor tabi anlayamıyoruz ne söylediğini bir fotoğraf çekiliyoruz hayır duaları ile yolumuza devam ediyoruz.




Bu bölgeye özgü olan Chianti şarabından alıyoruz. Özel İtalyan gecesi düzenlediklerinde bu şarabı tatmıştık çokta hoşumuza gitmişti. O nedenle hiç düşünmeden satın alıyoruz.



 


Yeni yerler görebilmek için otobüsümüzü bekliyoruz. Bizim kafadar dostlarımız da yanımızda onlarla tur gruplarımız farklı olduğu için genelde denk gelmiyor ama bu sefer son anda birlikteyiz.





Kahverengimsi, kızılımsı tuğladan evleri, dar sokakları, parke taşları, lüks mağazaları, sevimli kafeleri, Ortaçağ'da yapılan at yarışları (Palio) ile ünlü Siena şehrindeyiz. San Domenico Kilisesi, Piezza del Campo (Campo Meydanı), Torre del Mangia (Mangia Kulesi) ziyaret ediyoruz. 







Eskiden at yarışlarının yapıldığı bu meydan baktık ki kuşlara kalmış dolaşıyorlar. İnsanlarda öğle yemeklerini take away şeklinde alıp burada yiyerek güneşli havaların tadını çıkarıyorlar.


Meydanı keşfetmeye çalışırken gezi dostlarımızda bize katılıyorlar. Siena meydanının keyfine varabilmek için burada sokaklara atılmış masaların yer aldığı kafelerden birine oturuyoruz. Bizi yağmurla karşılayan İtalya da bir daha yağmur yağmıyor gezimiz boyunca. Meydan cıvıl cıvıl. Bira ve pizzalar ise leziz. Anın tadını çıkarıyoruz.

















Rotamız, tarihte ve günümüzde dünyanın en çarpıcı ve en güzel kültür merkezlerinden biri olan ve ayrıca İtalya'nın başkenti olan Roma. Roma şehri, her yönüyle güzel bir şehir. Tur sırasında, Colosseum, İspanyol Merdivenleri, Trevi Aşk Çeşmesi, Piazza Venezia, Vittorio Emmanuelle Anıtı, Roma Forumu, Imperial Forum, Via Del Corso, Vatikan Cumhuriyeti, St. Pietro Katedrali gezdiriliyor bizlere. İşte oralarda gördüklerimiz yaşadıklarımız.





İtalyanın şarabı makarnası ve pizzası meşhur olunca tabi ki yemekte tercihimiz hep bu yönde oluyor. Yeni bir şarap ve bildiğimiz makarnanın İtalyanca yorumu masamızda. İtalya seyaheti süresince anladığımız İtalyan makarnaları bizim kültürümüzde ki gibi yumuşak olmuyor işin sırrı az diri kalmasında. Bu haline bayılarak yiyiyoruz makarnamızı.

 



Vatikana gitmek üzere tekrar yola düşüyoruz. Otobüste en önde oturmayı avantaja çevirip bir kaç kare alıyorum Roma caddelerinden.


Vatikandayız. İtalya içerisinde bir başka ülke Vatikan. İçeri girmek için uzun bir kuyruk bizi bekliyor, durumu fırsata dönüştürmek gerek etrafı görüntülüyoruz ne de olsa seyahatlerden geri yanlız bu fotolar ve güzel anılar kalacak.







Vatikanın içindeyiz. Gizemli bir yer burası. Yerin altına doğru giden gizli kapılar geçitler merdivenler var. Meraklı bir çift olarak onlardan birinden içeri girip aşağıya  iniyoruz.






 Bir başka kapı sayesinde tekrar bahçesindeyiz Vatikan'ın. Ruhani bir atmosfer hakim burada.









 Seyahatlerimiz de alışkanlık haline getirdiğimiz bir kaç ruteilimiz vardır bizim. Bunlardan biri kendi kendimize kart postal atmak. Bu işide Vatikan da yapmayı tercih ediyoruz. Diğer bir ritüelimizde şehre yada ülkeye ait magnet almak. Seyahatlerimizin dönüşünde bunlar mutfaktaki yerini alırlar.





Tekrar yollardayız şimdi hedefimiz Colosseum ve İspanyol Merdivenleri.








Roma da olupta meşhur Roma dondurmasını yerinde yememek mümkün mü tüm gün bu an için bekliyorum resmen. Ama önemli olanda en meşhur olan dondurmacıda bu hazza varmak.Öğreniyoruz ki buranın en iyi dondurmacısı Giolitti. Sora sora buluyoruz.



O kadar çeşit var ki seçim yapmak zor. Birazda şanslı olmak gerek :) .


Melek ve Serhat ile birlikte bu anı paylaşıyoruz dondurmalarımızı aldık tam tadını çıkaracağız.



O da ne seçim hatası yada şansızlık adını siz koyun seçtiğim dondurmalardan birinin tadı felaket acı sanıyorum ki alkol gibi bir şey var. Dondurma bana işkenceye dönüşüyor. Tüm günün sabırsızlıkla bekleyişi hazin bir sona ulaşıyor.


Tekrar Roma sokaklarına caddelerine atıyoruz kendimizi her yer tarih resmen. Ve yapılar o kadar ihtişamlı ve büyük ki insan yapıldıkları yıllara gidip o zamanlarda yaşamak istiyor.






Dolaşırken yine aşk çeşmesine düşüyor yolumuz. Dilek tutmak adettenmiş bizde bu iş için ayırdığımız bozukluklarımızı sol el sağ omuz nizamında atıyoruz havuza artık dileklerde bizde saklı ;) .



İtalya gezisi boyunca makarna ve pizzaya doyuyoruz. Dönünce sanırım uzun süre bunları tüketemeyeceğiz. Yinede bu lezzetleri bir daha anavatanında kim bilir ne zaman yemek nasip olacak diyerek bu tatlardan vazgeçemiyoruz.







  






Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...