En Özel Yolculuğumuz (1.Gün)

6 Kasım 2011, Pazar

Belçika da okurken birçok yer gezme imkanımız oldu.  Orta Avrupanın en güzel şehirleriydi bunlar ama İtalya hep aklımızın bir ucunda kaldı oraya gitmek için uygun koşulları oluşturamamıştık. Ne zaman evlenmeye karar verdik İtalya da balayı fikride aklımıza düştü.

Kendimiz vize alıp mı gitmeliydik yoksa bir turla beraber mi gitmeliydik karar verememiştik. Uzun araştırmalar sonucu bir turun peşine takılıp gittik. O gün agenta da ki bayanın söylediği lafa bugün hala gülüyorum. Bize, tercih ettiğimiz turun çok yoğun bir programdan oluştuğunu yani bir 'yan gel osman' durumunun söz konusu olmadığını söylemişti. Çünkü program 7 gece 8 gündü ve bir balayı çifti için çok yoğundu sabah erken saatlerde kalkılıyor saatlerce yürünüyordu. Bizim umrumuzda olur mu hiç her zaman ki gibi yeni yerleri keşfetmek içimizi kıpır kıpır yapmışken hiç sorun olmazdı. Zaten bu kadar uzun bir yurt dışı turuna ancak bu şekilde katılabilirdik. Bu kadar uzun bir tatil fırsatımız bir daha olmayabilirdi. Sorun değil dedik ve macera başladı.

Tur programı uçaktan inmemizle hemen başladı aslında gerçekten söyledikleri gibi yoğun bir yolculuk olacaktı. İlk durağımız Venedikti. Havanın bize küçük bir süprizi vardı İzmir de bıraktığımız gibi değildi yağmak ve yağmamak arasında gidip geliyordu sanki.


Hedefimiz camları ile ünlü Muruno adasına gitmekti bunun için botlara bindik oradan da dantelleri ile ünlü Bruno ziyaret edilecekti. 


Muruno da havaya inat rengarenk evler karşıladı bizi. Bu sevimli evlerin bu şekilde boyanma amacı da çok hoşuma gitmişti. Bu güzel yerde yaşayan balıkçılar alkolü biraz fazla kaçırıp kafaları ömre bedel olunca evlerini şaşırıp başka evlere misafirliğe giderler diye her bir ev farklı renge boyalıymış. Renkleri gibi boyanma sebepleri de çok hoşuma gitmişti.




Ada gerçekten çok şirindi. Hele adanın sokaklarında gezerken karşımıza çıkan bu sevimli pastane beni hayaller alemine aldı götürdü. Ne de olsa emeklilik hayallerimiz şimdiden belli. Bir sahil kasabasına yerleşilecek tekne ile balık tutulacak küçük bir butik pastane açılıp sevgimizi kattığımız pastalar sunulacak. Mm hayali bile süper. Bir gün o günlerde gelecek :).



Bu güzel adalardan sonra Venedik'te bir panoramik gezi yapıyoruz ve talihsizlik o ki yağmur başlıyor. Yine de anın tadını çıkarmak gerek durmadan yola devam geziyoruz dolaşıyoruz işte bu güzellikleri resimleyip hafızalarımıza kazıyoruz.





Bu kadar gezintiden sonra işin lezzetli kısmına geliyoruz ilk günden çok yüklenmemek gerek. Nasılda güzel gözüküyorlar lezzetini üzerindeki o değişik mantarlardan mı alıyor bilinmez İtalyada ilk tattığımız lezzet pizza oluyor ne de olsa İtalya en çok pizzasıyla meşhur.




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...